Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Göz virüsü salgını tehlikesi

Tarih 03 Ağustos 2007, 17:23. Yazan nehir.  
Etiket: bilim, göz, havuz, kaplıca, otel, teknobilimerkezi, virüs

“Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün göz korneasına zarar verdiği, havuz ve kaplıca suları, göz polikliniklerindeki cihazlar ve yetkisiz optik mağazalarında gözden göze denenen kontakt lenslerin salgını tetiklediği belirtildi.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reha Ersöz, “gözyaşıyla insandan ins10b7dc3a69ana kolaylıkla bulaşabilen ve “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün, son aylarda sıkça görülmeye başlandığını ve salgın hale geldiğini belirtti.

Yaz sezonuna girilmesiyle birlikte göz hastalıklarında da artış olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Reha Ersöz, “Son aylarda polikliniklerimizde yaygın olarak “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün konjonktiva ve korneada yarattığı enfeksiyonu görüyoruz. Bu virüs, gözyaşı ile insandan insana kolaylıkla bulaşıyor. Göz polikliniklerindeki cihazlar yoluyla da hastalara bulaşabiliyor” dedi.

Ersöz, son günlerde hastane polikliniklerinin göz hastalığı şikayetleriyle gelenlerle dolduğunu, salgın nedeniyle geçici süreyle kapatılan hastane polikliniklerinin de bulunduğunu belirtti.

Virüsün, kaplıca ve havuz sularıyla bulaşma riskinin yüksek olduğunu belirten Ersöz, “Bu virüs, göze bulaştıktan ortalama bir hafta sonra gözlerde çapaklanma, kızarıklık, şişme, batma gibi belirti ve bulgular gösterir. İki gözde de olma riski yüksektir. İyileşme süresi birkaç haftaya kadar uzayabilir” diye konuştu.

Virüsün salgın hale gelmesindeki bir başka önemli etkenin de hastane polikliniklerindeki cihazlar olduğunu vurgulayan Ersöz, bu nedenle cihazların dezenfekte edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkati çekti.

“KONTAKT LENSLER”
Ersöz, gençler arasında yaygın olarak kullanılan renkli lensler ile gözlüğün ağırlığından kurtulmak için tercih edilen numaralı kontakt lenslerin virüs salgınını tetikleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu savunarak, şu uyarılarda bulundu:
“Tüm yasa ve yönetmeliklere rağmen yetkisiz optik mağazaları lens satmaya devam ediyor. Optik mağazalarında lensler onlarca, hatta yüzlerce kişi tarafından deneniyor. Yasalar, optik mağazalarına sadece reçete ile lens satma yetkisi vermiştir. Bu mağazalarda lens denemelerinin yapılmasını kesin olarak yasaklamıştır ve mağazanın kapatılmasıyla sonuçlanır. Her şeyden önce, göz yapıları ve hijyenik alışkanlıkları nedeniyle lens kullanmaya uygun olmayan kişiler vardır. Örneğin, alerji ya da gözyaşı problemi olanlar, ya da tozlu ortamlarda yaşayanlar sorunlarla karşılaşırlar. Kontakt lenslere ticari bir meta olarak bakılamaz. Hangi lensin size uygun olduğuna karar vermesi için mutlaka göz hekiminize gidiniz ve kontakt lenslerinizi reçete karşılığında alınız.”

0 yorum.

Dört Güneşli Günbatımı Keyfi

Tarih 03 Ağustos 2007, 17:22. Yazan nehir.  
Etiket: bilim, dünya, evren, güneş, teknobilimerekzi

NASA son yaptığı gözlemlerde dört yıldızlı bir disk yıldız sistemi keşfetti.

 

NASA’nın Spitzer Uzay Teleskobu, dört yıldızdan oluşan bir disk gözlemledi. Teleskobun kızılötesi alıcıları sayesinde keşfedilen ve HD-98800 adı verilen yıldız sisteminin ortasında bir gezegen olması halinde gezegende gecenin yaşanmayacağını belirten astronomlar, yıldızlardan ikisinin diğer ikisine göre daha parlak göründüğünü belirttiler.

 

Yıldız sistemi hakkında ayrıntılı bilgi Astrophysical Journal dergisinin önümüzdeki sayısından elde edilebilir.

0 yorum.

TÜBİTAK’ın yüz tanıyan kamera sistemi

Tarih 03 Ağustos 2007, 17:20. Yazan nehir.  
Etiket: bilim, kamera, teknoblimerkezi, tübitak, yüz

TÜBİTAK, görüntülediği kişilerin yüzlerini veri tabanındaki yüzlerle karşılaştırarak zanlı teşhisi yapan kamera sistemi geliştirdi. Sistem, Ankara 19 Mayıs Stadı’nda denenecek.

TÜBİTAK tarafından geliştirilen Güvenlik Amaçlı Yüz Eşleme (GAYE) sistemi, gerçek zamanlı video görüntüler ve sabit fotoğraflarda yer alan yüzleri, veri tabanında kayıtlı yüzlerle karşılaştırıyor. Eşleştirme, yerli uzmanların geliştirdiği algoritmalarla yapılıyor. Yüzün aranılan kişiye ait olması durumunda sistem, operatöre uyarıda bulunuyor ve zanlının yakalanmasını sağlıyor.

0 yorum.

Bitkilerin Yüzyıl Ömrü Kalmış Olabilir

Tarih 03 Ağustos 2007, 17:17. Yazan nehir.  
Etiket: bilim, bitki, haber, teknobilimerkezi, yüzyıl

İngiliz Bilimadamları ozon tabakasının bitkilerin fotosentez kabiliyeti üzerinde etkisi olduğunu buldular.
yaprak
İngiliz bilim adamları yaptıkları araştırmaya dayanarak bu yüzyıl sonunda hava kirliliğinin Dünyada tekrar bitki yetişmesine engel olacak boyutlara ulaşacağını bildirdiler. Küresel ısınma sonucunda artan karbondioksit oranlarının bitki popülasyonlarınaa geçici de olsa faydalı bir artış sağlıyor olmasına karşın, özellikle ozon tabakası olmak üzere diğer etkilerin sonucunda bitkilerin yapraklarını ve dolayısıyla fotosentez yeteneklerini kaybedeceğini iddia eden ve araştırmayı yapan grubun başında olan Stephen Sitch, ozon tabakasındaki değişimin bitkilerin fotosentez kabiliyeti üzerindeki etkilerinin hafife alınmaması gerektiğini söyledi.

0 yorum.

Ozon`un Kapanması 2065`i Bulacak

Tarih 03 Ağustos 2007, 17:11. Yazan nehir.  
Etiket: bilim-teknobilimerkezi, küresel ısınma, ozon tabakası

Cool sunny[1]

Araştırmacılar, Ozon tabakasında Güney Yarımküre’nin üstündeki deliğin varsayılandan en az 15 yıl daha geç kapanacağını öngörüyor.

Atmosferdeki kirliliğin etkilerinin tahminlerin ötesinde daha uzun süreceğini düşünen bilim insanları Ozon deliği ile ilgili öngörülerini revize etti. Birleşmiş Milletler bünyesinde toplanan iklim bilimciler, daha önce 2050 olarak açıklanan Ozon tabakasının kendisini yenileyeceği tarihi 2065’e çekti. Bilim insanları, insanoğlunun özellikle son yıllarda artan klima kullanımı nedeniyle daha fazla klorofluorokarbon gazı salması nedeniyle, Ozon’daki deliğin daha geç kapanacağını belirtiyor.

Dünya Meteoroloji Organizasyonu ve BM Çevre Programı şemsiyesinde hazırlanan raporda, Ozon tabakasındaki deliğin 1990’lardan itibarın inişe geçtiği ancak daha 40 yıl boyunca kendisini onaramayacağı belirtildi. Ancak bilim insanları, bardağın dolu tarafından bakarak olumlu gelişmeler olduğunun da altını çiziyor; örneğin klorofluorokarbon gazının atmosferin bazı katmanlarında azaldığı tespit edildi.

Ozon tabakasının delinmesine neden olan klorofluorokarbon gazı 1992-1994 yılları arasında tarihin en üst noktasına çıkmıştı. Bu tarihten sonra alınan önlemler, üretici firmaların ürünlerinde yaptığı değişiklikler ve insanların alışkanlıklarının da değişmesiyle bu gazın salınımında bir gerileme kaydedildi. Ancak, henüz istenen keskin düşüş yaşanmadı.

KLOROFLUOROKARBON GAZI OZON’U DELİYOR
Buzdolapları, klimalar, otomotiv egzostları, endüstriyel atıklar ve deodorantlardan açığa çıkan gazlar atmosferde birikiyor. Güneş ışınlarını filtre ederek insan sağlığı için tehlikeli olan kızılötesi (ultraviolet) ışınların yeryüzüne inmesini önleyen Ozon tabakası, kimyasal bileşenlerin kullanımı nedeniyle son 50 yıldır inceliyor.

İnsanlarda cilt kanseri yapan kızılötesi ışınlar, birçok hayvan için yem niteliğinde küçük hayvanların yokolmasına ve besin zincirinde aşağıdan yukarıya doğru bir besin yetersizliğinin başlamasına neden oluyor. Stratosferin ışınları emdiği üst katmanlarında bulunan Ozon deliği, genellikle Ağustos aylarında genişliyor ve Eylül ayında çapı yılın en büyük halini alıyor. Ozon deliği, geçen yıl 20 Eylül günü 27 milyon kilometre kare genişliğe erişmişti. Geçmişte ise ulaştığı en büyük genişlik ise 2003’te 29 milyon kilometre kare.

KYOTO, MONTREAL KADAR ŞANSLI DEĞİL
Montreal Protokolü’nü imzalayan 180 ülke atmosferi kirleten gazların salınımının azaltılması için anlaşmıştı. Bilim insanları, 1987 yılında imzalanan Montreal Protokolü’nü çevre konusunda toplumların işbirliği yapabileceğinin ve bunun doğaya yararının dokunacağının bir kanıtı olarak görüyor. Ancak ne yazık ki aynı işbirliği ve iyiniyet küresel ısınmaya neden olan karbondioksit üretimini kontrol altına almayı Kyoto Protokolü için oluşmadı. Dünyanın en büyük CO2 üreticisi ABD’nin başkanı George Bush, küresel ısınmanın bilimselliğini sorguluyor ve Kyoto’yu imzalamaya yanaşmıyor.
(NTVMSNBC)

0 yorum.